Skip to content

⭐ Aynı Gün Kargo⭐ ⭐ İkinci Ürüne 100₺ İndirim ⭐

Kafe ve Restoranlar İçin Toptan Termos Alım Rehberi

Kafe ve Restoranlar İçin Toptan Termos Alım Rehberi

Bir servisin ilk dakikalarında yaşanan aksaklıklar genelde küçük detaylardan çıkar. Kahve beklenenden erken soğur. Çay servisi ikinci turda aksar ya da mutfakla servis arasındaki tempo tutmaz. Kafe ve restoran tarafında bu tablo tanıdık. Çoğu işletme menüye, personele ve dekorasyona yoğunlaşırken, servis ekipmanlarını “idare eder” seviyesinde tutmayı yeterli görür. Bir süre sonra bu tercih masaya doğrudan yansır.

Biz bu noktada sıkça aynı soruyla karşılaşıyoruz: “Gerçekten toptan termos almaya gerek var mı?” Haklı bir soru. Çünkü her işletme için aynı yaklaşım çalışmaz. Örneğin yalnızca espresso servis eden küçük bir kahve barı ile gün boyu sıcak içecek döngüsü olan bir restoranın ihtiyaçları örtüşmez.

Termos Dünyası olarak sahada gördüğümüz tablo net. Toptan alım, her zaman standardı korumak, servis sürelerini kontrol etmek ve ekip içi akışı düzenlemek için tercih ediliyor. Bu yazıda, kafe ve restoranların toptan termos kararını hangi koşullarda mantıklı bulduğunu, hangi durumlarda farklı bir yol izlediğini ve en sık yapılan hataları gerçek örneklerle ele alıyoruz.

Çoğu İşletmenin İlk Anda Gözden Kaçırdığı Nokta

Birçok kafe ve restoran termos alımını “ekipman tamamlamak” olarak ele alıyor. Listeye yazılıyor, fiyat bakılıyor, adet belirleniyor. Süreç bu kadar basit sanılıyor. Burada atlanan nokta, termosun servis zincirinin aktif bir parçası olması.

Bir örnek üzerinden gidelim. İstanbul’da 70 oturum kapasiteli bir kafe, hafta içi filtre kahve servisini hızlandırmak için tezgâh arkasına iki adet büyük hacimli termos koyuyor. İlk hafta işler yolunda. Üçüncü haftada ekipten şu geri dönüş geliyor: Kapak mekanizması servis sırasında zaman kaybettiriyor. Bir kişi doldururken diğeri beklemek zorunda kalıyor. Günlük 280 fincan servis edilen bir noktada, bu küçük beklemeler birikiyor.

Burada sorun markadan çok, kullanım senaryosunun doğru analiz edilmemiş olmasıydı. Bazıları “marka yeterliyse sorun çıkmaz” diyebilir. Kısmen haklılar çünkü malzeme kalitesi elbette belirleyici. Yine de kapak tipi, dökme açısı, tek elle kullanım gibi detaylar en az marka kadar etkili.

Toptan alımda en sık yapılan hata, ürünü değil alışkanlığı çoğaltmak. Ev tipi beklenti, işletme temposuna taşınıyor. Sonra da ekip içi şikâyetler başlıyor.

Toptan Alımda Fiyat Etiketi Tek Başına Ne Anlatır?

İlk bakılan yer genelde rakam olur. Termos fiyatları karşılaştırılır, adet arttıkça birim maliyetin düşmesi beklenir. Bu refleks anlaşılır. Yine de fiyat etiketinin tek başına bir anlamı yoktur.

Mesela bir restoran zinciri senaryosu ile örnek verelim. 4 şubede toplam 18 adet termos alımı planlandı. İlk aşamada düşük birim fiyatlı bir model tercih edildi. İlk 6 haftada sorun çıkmadı. Sekizinci haftada üç termosun kapak contası gevşedi. Yedek parça süreci 10 gün sürdü. Bu süre boyunca servis alternatif çözümlerle devam etti. Operasyon aksadı.

Burada maliyet hesabı yeniden yapıldı. İlk alımda ödenmeyen fark, dolaylı kayıpla geri döndü. Bu yatırım tipik olarak adet ve modele göre değişmekle birlikte, orta ölçekli bir kafe için belirli bir aralıkta seyreder. Asıl soru şu. Bu bedelin karşılığında hangi riski alıyorsunuz?

Marka Seçimi: İsimden Önce Senaryo

Piyasada çok sayıda seçenek var. Stanley termos, Thermos, Contigo gibi markalar sıkça gündeme geliyor. İsimler biliniyor, kullanıcı yorumları bol. Yine de marka seçimini tek başına popülerliğe bağlamak sağlıklı değil.

Bir brunch restoranını ele alalım. Hafta sonu servisinde çay ve filtre kahve sürekli masaya gidiyor. Bu işletme için kahve termosu seçiminde ağırlık, ısıyı uzun süre tutmaktan çok, döküm kontrolüne kayıyor. Damlatmayan ağız yapısı burada belirleyici oluyor.

Başka bir örnek. Paket servis ağırlıklı çalışan bir çorbacı. Burada yemek termosu devreye giriyor. Çorbanın kıvamı, kapağın sızdırmazlığı ve iç yüzey yapısı öne çıkıyor. Aynı marka, farklı modelle bambaşka bir deneyim sunabiliyor.

Tekrar altını çizelim. Tek bir doğru yok. Bazı işletmeler için stanley yemek termosu mantıklı bir tercih olurken başka bir yapı için daha hafif bir alternatif uyumlu olabilir. Bizim önerimiz, markayı değil senaryoyu masaya koymak.

Hijyen, Temizlik ve Günlük Rutinler

Termos, temizliği ihmal edildiğinde hızlı biçimde sorun çıkarır. Özellikle sütlü içecek servisinde bu risk daha görünür.

Bir kafe örneği paylaşalım. İzmir’de üçüncü nesil kahve sunan bir işletme, gün sonunda termosları elde yıkıyor. İlk aylarda sorun yok. Zamanla iç yüzeyde koku oluşuyor. Ekip çözümü daha sık yıkamakta arıyor. Bu noktada modelin temizlik kolaylığı gündeme geliyor.

Bazı termoslar dar ağızlı. Ev kullanımında sorun yaratmaz. Günlük 12 saatlik servis temposunda temizlik süresini uzatır. Burada “daha sık yıkarız” yaklaşımı her zaman işlemez. Personel sirkülasyonu olan işletmelerde, rutin ne kadar basitse o kadar iyi işler.

Bu yaklaşım her duruma uymaz. Düşük hacimli, sınırlı menüsü olan bir mekânda daha zahmetli bir temizlik kabul edilebilir. Yoğun servis yapan noktada ise bu gerçekçi olmaz. 

Toptan Alım Süreci Ne Kadar Sürer, Nerede Takılır?

Toptan alım sürecinde genelde beklenti şu olur: Sipariş verilir, ürün gelir, konu kapanır. Pratikte ise tablo farklı ilerler. Ortalama süreç 2 ila 4 hafta arasında değişir. Stok durumu, model çeşitliliği ve adet bu süreyi uzatabilir.

En sık karşılaşılan engel, son anda yapılan model değişikliğidir. Başta 1 litrelik termos konuşulurken, ekipten “0,75 daha uygun olur” geri bildirimi gelir. Zincirleme bir revizyon başlar. Bu yüzden karar öncesi kısa bir deneme süreci çoğu zaman işleri rahatlatır.

Bazı işletmeler deneme fikrine mesafeli durur. “Zaman kaybı” olarak görürler. Kısmen haklılar ama 2 günlük bir deneme, aylarca sürecek bir memnuniyetsizliğin önüne geçebilir. 

Sezonalite ve Kullanım Yoğunluğu

Yaz ve kış aynı değil. Kış aylarında sıcak içecek servisi artar. Termos devri hızlanır. Yazın ise soğuk içeceklerde farklı modeller gündeme gelir. Bu dönemsel değişimi hesaba katmayan alımlar, yılın yarısında atıl kalan ürünlere yol açar.

Örneğin; bir Ege sahil kasabasında faaliyet gösteren kafe, yaz sezonu öncesi yüksek adetle termos alımı yaptı. Temmuz-Ağustos yoğun geçti. Eylül sonrası kullanım ciddi biçimde düştü. Depoda kalan ürünler nakit akışını sıkıştırdı. Burada sorun termos değil, planlamaydı.

Bu noktada değerlendirmeniz gereken şey şu: Yılın kaç ayında, günde kaç saat termos aktif kullanılıyor? Bu sorunun yanıtı, adet kararını doğrudan etkiler.

Yeni Bir Bakış Açısı ile Bitirelim

Termos seçimi çoğu zaman sessiz bir karardır. Müşteri fark etmez, menüde yazmaz. Yine de ekip hisseder. Akış hızlanır ya da yavaşlar. Gün sonunda yorgunluk artar ya da azalır.

Termos Dünyası olarak bizim önerimiz basit ama net: Toptan alımı bir satın alma değil, servis alışkanlığı kurma süreci olarak ele alın. Bu yaklaşım her işletmede bire bir karşılık bulmaz. Bazı yerlerde daha esnek çözümler gerekir. Önemli olan, kendi yapınızı dürüstçe görmek.

İlgili İçerikler

Pipetli Stanley Modelleri: Quencher & Su Termosları Rehberi
Pipetli Stanley Modelleri: Quencher & Su Termosları Rehberi

Günümüzde sağlıklı yaşamın en temel kuralı olan yeterli su tüketimi, yoğun tempo içerisinde çoğu zaman ihmal edilebiliyor. Bu yazıyı, su...

Sıcak İçecekler İçin Termos Seçerken Nelere Dikkat Edilmeli?
Sıcak İçecekler İçin Termos Seçerken Nelere Dikkat Edilmeli?

Gün içinde sıcak bir kahve ya da çay molası, birçok kişi için küçük ama vazgeçilmez bir ritüeldir. Özellikle ofiste, okulda...

Yılbaşı Hediyesi Olarak Toptan Termos Almanın Avantajları Nelerdir?
Yılbaşı Hediyesi Olarak Toptan Termos Almanın Avantajları Nelerdir?

Yılbaşı, hem kurumların çalışanlarına teşekkür etmek istediği hem de yeni yılın motivasyonunu artıracak hediyelerin arandığı özel bir dönem. Bu dönemde...

Sepetim

Sepetinde ürün yok